Füruğ! “keşke bir güvercin olsaydım,bu dünya sevmek için çok küçük”

Aydınlıktan korkanlara inat yaşadı. Kısacık ömrüne başkaldırış, çocuk özlemi, aşk, tutku,bir çok kadına ilham kaynağı olacak şiirler,eserler bırakmıştır.
Ailesinin istediği hanım kız, eşi için sadece yemek pişiren bir robot, devletin zorla dayattıklarını kabul eden korkak olmadı. Gerek ülkemize gerekse dünyanın bir çok yerindeki ataerkil toplumların, dayattığı zorbalıklara dik duruşu ile kadınlar için tarihi bir isim olmuştur. Kadınların daha iyi bir yaşamı hak ettiklerini savunmuştur. Şiirlerinde sadece isyan yok! ‘‘umut’‘ ve ‘‘özlem” öylesine yalın ifade edilmiş ki hayran olmamak elde değil. Acılarını kalemiyle hafifletmeye çalışmış füruğ…
Kendisini reddetmiş babasının soy ismi ile anılmasını samimi bulmuyorum. O sadece ”Füruğ” benim için…

Füruğ şiir sevgisini şöyle dile getirmiş; ‘Ben, ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor… Şayet insanların elde etmek için çırpındıkları bu güzellikleri bana verseler ve karşılığında şiir söyleme yeteneğini benden alsalar intihar ederi

Kadınların iyi bir şair, yazar olmadığını savunanlar acaba yerli veya yabancı şairleri araştırmış mıdır ?

Şiirlerinden ALINTI


“arsızlıkla damgalanan
boş kinayelere gülen bendim
kendi varlığımın sesi olayım
istedim yazık ki ‘kadın’dım”


———————————————————————————————-
“İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır.
———————————————————————————————–
‘Yeniden merhaba diyeceğim güneşe
Gövdemde akan nehirlere
Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme
Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen
Bahçemdeki ağaçların hüzünlü büyümesine
Gecenin kokusunu hediye eden kargalara”



————————————————————————
Bana gururlu şeyler söyle,
Mutlu hikâyeler,
Huzurlu güzellikler,
Umudu anlat, İnancı…


———————————————————————————————–

Yıka beni dalgaların şarabıyla…
İpeğine sar beni öpüşlerinin İste beni yeniden bitmeyen gecelerde Bırakma artık beni Beni yıldızlardan ayırma.